Zübeyde Hanım
Zübeyde Hanım

26 Eylül 1857'de,
Selânik - Lankaza'da doğdu...

Osmanlı devrinde; 2. Mehmed zamanında Karaman'dan Rumeli’ye göçen ve Selânik yakınlarındaki Langaza’da toprak işleri ile uğraşan, Yörük Türkmenleri'nden, Hacı Sofu ailesindendir...

Babası Sofuzade Feyzullah Ağa, Annesi Molla Hanım olarak anılan Ayşe Hanım’dır...

Döneminde kadınların okula gitmesi yaygın olmadığı için; Okur yazar oluşu nedeniyle, 
Kendisi de Zübeyde Molla olarak anılırdı...

Bugün Zübeyde Hanım doğdu dostlar...

Başkomutan'ımız; Mustafa Kemâl ATATÜRK'ÜN annesi, Zübeyde Ana'mız...

Ali Rıza Bey,
Selânik'te Gümrük Muhafaza memuruydu...

Saygın ve yakışıklıydı...
Evliliği hep ertelemişti...
Sarışın, mavi gözlü bir kadınla evlenmeyi düşlüyordu... Kendisinden 20 yaş küçük,
Henüz 14'ünde, Siyah saçlı, ama derin mavi gözlü Zübeyde'ye, Görür görmez aşık oldu...
1871 yılında evlendiler...

Selânik'in Yenikapı semtinde yaşamaya başladılar... Önce Fatma doğdu.
Ama küçük yaşta hastalıktan öldü Fatma...
Sırasıyla Ömer ve Ahmet doğdular...
Sınırdaki Çayağzı'na tayini çıktı Ali Rıza Bey'in. Taşınma sırasındaki kaptıkları hastalıktan, 2 yavrucak daha öldü üst üste...

Ömer ile Ahmet de yoktu artık... Çok acılar çekti Zübeyde Hanım... Derin, dayanılmaz...

1881'de, dördüncü çocukları Mustafa doğdu... Mustafa, aileye umut oldu...

Bilmiyorlardı;
Sadece aileye değil,
Vatana umut olacaktı Mustafa...
Vatanı kurtaracaktı...

1885'te Makbule doğdu bu sefer...

Mustafa 7, Makbule henüz 3 yaşındayken,
1888 yılının son aylarına doğru Ali Rıza Bey vefat etti...

Sarsıldılar...

Hediyesi Naciye doğdu ardından, hemen 1889'da...

Ama o da yaşayamadı... Naciye de, yine çok küçük yaşta veremden öldü... 6 doğum yaşadı Zübeyde Hanım, 4'ünü küçük yaşta kaybetti...

Böyle gam,
Böyle keder...

Hayatı acılarla geçti...

2 çocuğunu yanına alıp, Ağabeyi Hüseyin Bey'in Langaza'daki çiftliğine yerleşti...

Babasının erken ölümü ve dayısının çiftliğinde yaşamaları; Kendisini ailenin erkeği olarak gördüğü benliğinde,
Mustafa Kemâl üzerinde derin etkileri olduğu düşünülür...

Ağabeyine daha fazla yük olmak istemeyen Zübeyde; İkinci evliliğini, Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey ile yaptı...

Ragıp’ın da önceki evliliğinden dört çocuğu vardı... Bu evlilik; Babasının hatırasına saygı gösterilmediğini düşünen, 
Mustafa Kemâl’i kızdırdı...

Zübeyde; Balkan Savaşı'ndan sonra Ragıp Bey'den ayrıldı ve artık Osmanlı toprağı olmaktan çıkan Selânik'i terk ederek,
Kızı Makbule ile birlikte İstanbul'a göçtü...

Beşiktaş Akaretler'de bir eve yerleştiler...

Mustafa Kemâl; 
Ali Fuat Cebesoy’a, 
Ragıp Bey hakkında:
“Bana karşı hep çok saygılı davranmış,
Büyük adam muameleleri etmiştir.
Nazik ve kibar bir insandır...” demiştir...

1919'da Anadolu’ya çıktığından beri görmediği ve üstelik Osmanlı Padişahı tarafından hakkında, Ölüm emri verildiğini öğrendiği oğlu Mustafa Kemâl ile,
Ancak; 14 Haziran 1922'de Adapazarı'nda tekrar buluşan Zübeyde, O'nun yanına Ankara'ya yerleşti...

Ancak bu şehrin sert iklim koşulları,
Sağlığını olumsuz etkileyince tedavi amacıyla İzmir'e gitti...

Ve İzmir'de;
14 Ocak 1923 günü,
66 yaşındayken henüz, vefat etti...

Tüm dünyanın düzenini değiştiren anne;
Türk dünyasının annesi,
Zübeyde Ana'mız...

Halen;
İzmir'in Karşıyaka ilçesinde,
1940 yılında yaptırılan anıt mezarda yatmaktadır...

Doğum günün kutlu olsun Zübeyde Ana...

Ruhun şad olsun...

Saygıyla...



Duygu Çetinkaya tarafından paylaşıldı.
12 kez görüntülendi.